vecizsozler:

Ne çok ısıttın beni, 
Ne çok ısıttım seni, 
Buruştu ve kirlendi 
23 Nisan’da takılan simli ve tül kanatlarım 
Kurtulamadım, üstümde kaldı. 
Ben sevgilim… 
Bir çocuk bayramı gibi yaşamak isterdim her aşkı 
Cezaya kaldım. 
Bir mutluluk şiiri yazamamaktan dolayı 

Didem Madak

23 Apr 2014 / Reblogged from vecizsozler with 6 notes

"Ağrımasa bilir miydim,
yüreğimin yerini."

Nilgün Marmara (via biratinyalnizligi)

22 Apr 2014 / Reblogged from biratinyalnizligi with 981 notes

"Olan umudumuzla kalakalırız ortalıkta
Bizim bu insanca üzgünlüğümüz dillere destan."

Cemal Süreya (via sozlesmelisair)

12 Apr 2014 / Reblogged from iclice with 117 notes

"Sonra özlüyorsun işte. Onunla çok şey de yaşamış olsan, henüz neredeyse hiçbir şey yaşamamış da olsan, bir gün önce de görsen, hiç görmemiş de olsan, çörekleniyor içine o melun his. Tarifi zor."

alilidar (via sozlesmelisair)

(Source: iclice)

8 Apr 2014 / Reblogged from zuleyhamasali with 1,358 notes

vecizsozler:

aşkın eli geldi ve dalımdan kopardı beni
ah’ın alevi oldum, yazık ki
dudağım bir daha o dudağa kavuşmadı

Furuğ Ferruhzad

8 Apr 2014 / Reblogged from vecizsozler with 6 notes

"Seninle benim gibi kadınlara hayatta yalnızca bir, tek bir marifet gereklidir, o da zaten okulda öğretilmez. O da tahammül. Sabretmek. Katlanmak. Sahip olduğumuz tek şey bu yeteneğimizdir.
Bir erkeğin kalbi fesat, habir bir şeydir Meryem. Bir ananın rahmine hiç benzemez. Kanamaz, sana yer açmak için genişlemez."

Khaled Hosseini (via ceronunmaceralari)

8 Apr 2014 / Reblogged from iclice with 318 notes

"Bir gün elbette sofraya birlikte çökeriz
Sen dağ gibi kurul ben zerre bir yer tutayım"

Cahit Zârifoğlu (via hasbunallahuvenimelvekil)

5 Apr 2014 / Reblogged from glysunflower with 134 notes

Seni tanıdığım koridorlar,
Senin geçtiğin yollar,
Hâlâ sen kokuyor…
Artık olmadığın yerlerdeyim sevgilim
Senin olmadığın yerlerde güneş doğmuyor.

2 Apr 2014 / 1 note

dennsokagi:

Yalnız Seni Arıyorum - Nahit Hanım’a Mektuplar / Orhan Veli - YKY

Orhan Veli bir tutku adamı; çünkü tutkularından başka inanç taşımaz,kendine yakışırmaz. Ağır zor bir hayatın ona sunduğu, getirip önüne bıraktığı bir kadın tanır. Nahit. İsmini edebiyat Tarihçilerine emanet ettiği bu yasak tutkunun esiri olmayı bile seçer.

Ben Orhan Veli 

….

"yayan dolaşırım,
mütenekkir en seyahat ederim.
oktay rıfatla melih cevdet’tir
en yakın arkadaşlarım.
bir de sevgilim vardır, pek muteber;
ismini söyleyemem,
edebiyat tarihçisi bulsun.”

Ayrıca sana son derece hasretim. Bir kaç gün olsun yanında kalmak ihtiyacındayım.” diyebilecek kadar masumdur.

Nahit evlidir ama Orhan’a saygı, sevgi, hayranlık duymakta ve en önemlisi mutsuzluğundan çıkış ihtimalinde umut beslediği bir tutku büyütmektedir. Orhan İstanbul’da beş parasız; Nahit, Ankara’da bir evde dayatılan hayata mahkümdür.

PAZAR AKŞAMLARI

Şimdi kılıksızım, fakat

borçlarımı ödedikten sonra

ihtimal bir kat da yeni esvabım olacak

ve ihtimal sen

yine beni sevmeyeceksin.

bununla beraber pazar akşamları

sizin mahalleden geçerken,

süslenmiş olarak,

zannediyor musun ki ben de sana

şimdiki kadar kıymet vereceğim ?

Buluşmaları güç, kavuşmaları ise neredeyse imkansızdır.
Orhan, Nahit’e sürekli mektuplar yollar; gelmesi için yalvarır. Hem ekonomik nedenlerle yola çıkamıyordur hem de Nahit’e yakışacak üstü başı yoktur - utanıp çekiniyordur.


Onlarca mektup kocaya yakalanma ihtimalini de taşıyarak adreslerden adreslere, eşe dosta da soramayarak, giderek gelir- bazen kaybolur.

Ayrılık, sitemlere bürünür. Kalp karartır. Derken mektuplar sevgililer birleşemeden Orhan’ın ani ölümüyle bitiverir. Aşk kazansa da tutku bir kez daha yenilip tarihe karışır.

Kaybolur.

“devlet aşkları koruma altına alırken tutkuları marjinal sayar ve reddeder.”

 kaynak: sabitfikir

2 Apr 2014 / Reblogged from dennsokagi-deactivated20140402 with 13 notes

"Onlar gidiyor, sonra içinde bir tane hasta kalp büyütüyorsun."

Havva Ana,Yeditepe İstanbul (via vecihininsesi)

2 Apr 2014 / Reblogged from iclice with 379 notes